Pratik Yemek Tarifleri

KURU YABAN MERSİNLİ HARİKA BİR EKMEK

Türkiye'de nasıl bilmiyorm ama Amerika'da ekmek yapma makinası Türkler arasında oldukça yaygın. Oldukça güzel ekmekler var tabi ama belki de yakınlarda fırın bulamamaktan, ekmek için bile kocaman marketlere gitme zorunluluğu olduğundan, belki de içeriğine güvenmediğinden, birçok bayan ekmeğini kendi yapıyor. Evet, ben de onlardanım...

Bu ekmek de benim makinamda yapmayı en sevdiğim ekmeklerden birisi. Tadı gerçekten harika oluyor, genelde kapış kapış gidiyor. Misafir ekmeğimdir aynı zamanda... Tabi yanında yeteri kadar ekmek alternatifi birşeyler varsa. Çünkü yeteri kadar büyük değil bu ekmek...

Çocuklar için de müthiş. İçinde pekmez, yumurta ve kuru yaban mersini var. Kuru yaban mersinini yerine üzüm de koyabilirsiniz. Ya da hiçbirşey koymayadabilirsiniz...



Kesinlikle denemenizi tavsiye ederek tarife geçiyorum.
Malzemeler:

-1,5 bardak (cup) ekmek unu ( beyaz un )
- 1 bardak tam buğday unu
- 2 tatlı kaşığı kuru maya
- 1 çorba kaşığı tereyağı (tepeleme ve yumuşak olacak)
- Yarım tatlı kaşığı tuz 
- 1 yumurta sarısı
- 1 yemek kaşığı pekmez
- 1 bardak su (oda sıcaklığında)
- 2 yemek kaşığı kuru yaban mersini ( kuru üzüm de olur)

Makinamızın haznesine suyu, pekmezi ve yumurta sarısını koyuyoruz. Üzerine (ilk bardağını suyun üzerine serpiştirerek) unu ilave ediyoruz. Tuzu, tereyağı ekliyoruz ve ortaya küçük bir havuz açıp içine mayayı koyuyoruz. 

Cramberry leri isterseniz ek malzeme sinyalinden sonra ekleyin ama ben ileri programda çalıştırdığım için malzemelerin hepsini bir koyuyorum.

Küçük, tatlı ekmek programında, istediğimiz kabuk rengiyle (ben açık seçiyorum) ayarlamamızı da yaptıktan sonra programı başlatıyoruz. 

Pişince kapağını açmadan 5 dk kadar bekliyoruz, çıkarttığımız ekmeği en az yarım saat bekletiyoruz ki keserken hamurlaşmasın....


Elde yapak için de;
Unu, tuzu, pekmezi yoğurma kabınızda karıştırın. Yumurta sarısınız, yumuşak tereyağını, oda sıcaklığındaki suyu ilave ederekten hamuru yumuşak kıvama gelene kadar yoğurun.
Hamuru bir beze haline getirip iki katına çıkana kadar mayalandırın.
Kuru yaban mersinlerini ekleyip karılşana kadar birazcık daha yoğurun.
Kalınca bir baton haline getirdiğiniz hamuru uygun laıba yerleştirip, önceden ısıttığınız 200 derece fırında 25 dk kadar pişirin.
Afiyet olsun, ağzınızın tadı bol olsun...



ARABİATTA SOSLU PENNE MAKARNA


Bence mutfak denen bu atolyede malzemelerin arasinda devrim buluş ya da büyük nimet diyebileceğimiz birçok malzeme var... 

Makarna bunlardan kesinlikle bir tanesi..

Küçükken annem yemekte ne yapsak diye sorsa hemen 'makarnaaa' diye çığlık atardım. Kızım da aynı benim gibi. Gerçek şu ki, aradan yıllar geçse de ben hala makarnayı geçiştirme öğünü olarak değil, bildiğin sevdiğin yemek olarak tüketiyorum. Hatta bazen etrafımdaki insanlar, tembellikten makarna yapmayı seçtiğimi düşünseler de, alakası yok, ben hep sevdiğim için yapıyorum.:)

Benim için çeşidi farketmez. Gerçi spagettiye daha bir bayılırım ama kızımla yemek işkenceye dönüştüğü için artık pek spagetti almıyorum. Geçenlerde markette penne makarna yazısını görünce belki değişik birşeydir dedim, sanırım değişik falan değil, bildiğin düdük makarna.. Ama aşağıda tarifini göreceğiniz sosla yapınca 
gerçekten çok güzel bir makarna oldu. Tavsiye ederim....

ARABIATTA SOSLU MAKARNA TARİFİ İÇİN MALZEMELER:

1 Paket Penne makarna 

4 olgun domates

1 orta boy soğan

3 Yemek kaşığı Zeytinyağı

2-3 Diş sarımsak

10 tane taze  feslegen (bende taze yoktu kurusunu koydum)

Parmesan, mozarella ya da kaşar peyniri

Karabiber

Tuz

Makarnanızı paketin üzerindeki su miktarına uygun suda tuz ve sıvıyağ ekleyerekten, yani her zamanki hibi haşlayın. 15 dk kadar kaynatın. Haşlayan makarnaları soğuk sudan geçirip geçirmemek size kalmış, ben diğer aşamaya hemen geçeceksem geçirmiyorum ama azıcık bile bekleyeckse geçiriyorum yoksa hamur oluyor.

Diğer tarafta ince doğradığınız soğanları soteleyin. 

Domatesleri rendeleyin.

Yarı sotelenmiş soğanlara sarımsakları da ilave edip biraz da birlikte soteleyin.

Artık soğanların kokusu gelince domatesleri ilave edin.

Domatesler suyunu çektiğinde doğradığınız fesleğeni. karabiberi ve tuzu da ilave edin.

3 dk kadar sonra sosu makarnanızla karıştırın.

Üzerine peynirinizi serpiştirip servis edin...


Afiyet olsun    

TAVUK SALATASI

Evliliğimin ilk yıllarında, yemek yapmaya dair neredeyse hiçbirşey bilmiyordum ve sanırım birçok yeni evli gibi Portakal Ağacının müthiş yardımını gördüm. Hatice Hanım'a ne kadar teşekkür etsem az...

İnsan bir işin acemisiye her na kadar yapacağı iş zor gelse de, bence hissettiği heyecan olayı daha kaliteli hale getiriyor. Yeni birşeyler denemek, eğer güzel olduysa 'bu süper olmuş' diye küçük bir cümle kurmak insanı ne kadar da mutlu ediyor... Ve bir dahaki deneme eğlenceli hale geliyor...

İşte aşağıda tarifini vereceğim bu enfes salata benim Portakal Ağacından öğrendiğim, defalarca yaptığım ve her defasında da çok beğenilen salatam..

Açıkçası lezzetinin güzel olmasının yanı sıra, malzeme zenginliğinden midir bilmem hep lezzetli ve risksiz oluşu bu salatayı favoriler listemin ilk sıralarına taşımıştı o zamanlar, hala da listede....

Ben mayonezin tadını çok sevsem de, sağlık yönünden aşırı tüketmeyi sevmediğim için tarif listesindeki mayonezi azaltıp yerine biraz daha fazla yoğurt koyuyorum...

Malzemeler

-1 adet haşlanmış tavuk göğsü
-2  havuç
-1 salatalık (ben 2 tane doğradım)
- 2-3 dal taze soğan (ben taze soğanı sevmediğim için koymadım)
-2 adet sivribiber
-2 diş sarımsak (bu da isteğe bağlı)
-1/3 kase  yoğurt
-2/3 kase mayonez
-yarım demet dereotu
-tuz
-karabiber
-pulbiber

Hazırlanması
 
-Haşlanmış tavuk göğsünü derisinden ayırarak iyice didikleyin. Tuz ve baharatlarla karıştırın
-Sebzeleri yıkayıp ayıklayarak küçük küçük doğrayın.
-Salatalığın kabuğunu kalınca soyarak kullanın. 
-Hepsini karıştırıp 1 çay bardağı kadarını ayırın. 
-Kalanı tavukla karıştırın.
-Mayonezle yoğurdu çırpın. 
-Karışımı tavuk ve sebzelerle birleştirip iyice harmanlayın.
-Bunu bir tabağa yayın.
-Üzerini ayırdığınız sebze karışımı ile süsleyin.

Afiyet şifa olsun:)))




PANKEK (PANCAKE)


Geçen hafta kahvaltıya gelecek misafirlerime, biraz da rahatsız olmam sebebiyle, birgün önceden ya da sabah erken kalkaraktan birşeyler hazırlamak nasip olmadı. Ne hamurla uğraşasım ne de börek içi hazırlayasım gelmedi. 
Sonra nasıl olduysa bu pankekler geldi aklıma.. Daha önceden denemiş ve çok severek yemiştik ailece. Cahide Hanımın sitesinden aldığım bu tarif gerçekten kurtarıcı oldu benim için.

Amerikalıların meşhur kahvaltılığı bu. Genelde tatlıyla tüketiyorlar...
Misafirlerimin de pek hoşuna gitti. Kahvaltılıklardan içine koyup dürüne dürüne yemek pek zevkli oldu. 
Hele minik kızım bayıldı...
Eşimin tepkisi de şu oldu: '' Sen bunu daha önce de yapmıştın ben unutuyorum sen unutmayıp arada yapsana:))''
Bir hafta içinde iki kere yaptım ben de...
Size de tavsiye ediyorum. Hem kolay hem eğlenceli hem lezzetli bir kahvaltılık isterseniz...

Malzemeler:

-2 adet yumurta
-1 su bardağı süt
-1 çay bardağı su
-1 çay bardağı zeytinyağı
-1 tatlı kaşığı şeker
-Yarım paket kabartma tozu
-2 su bardağı un
-Tuz (ben yarım tatlı kaşığı kadar koydum)

Yapılışı

-Un ve kabartma tozu haricindeki malzemeyi iyice karştırın.
-Unu ve kabartma tozunu da ekleyip tekrar karıştırın.
-Teflon ya da yanmaz tava ısındıktan sonra tavaya birer kepçeye yakın dökerekten pişirin.
-Bir yüzü resimdeki gibi delik delik olunca arkasını çevirin ve arka yüzü de kızarınca tavadan alın.
Çok çabuk pişiyorlar, merak etmeyin..



Hepinize afiyet olsun, inşallah dener ve beğenirsiniz...


BALKABAKLI KEK

Herkese Merhabalar,
Bizim buralarda her taraf balkabağı doluydu birkaç hafta öncesine kadar...
Malum cadılar bayramı olunca, her tarafta garip yaratıklar, değişik kostümlerle kapınıza şeker toplamaya gelen çocuklar... 
E bu da bir sektör.. Balkabağı yetiştiricilerinin en verimli dönemi şu sıralar... 
Hazır her yerde kabak varken ben de Amerikalıların pumpkin kek deyip dudukları keki deneyeyim dedim. Tam olarak böyle değil ama ben bu keki yine daha önce bir yerde yemiş ve birkaç dilim daha yemekten kendimi alamamıştım. O nedenle de balkabağı görünce hemen aklıma bu tarifi denemek geldi.
Oldukça hafif ve lezzetli bir kek oluyor...
Kesinlikle tavsiye ederim.

Balkabaklı kek için ihtiyacımız olanlar;

-3 yumurta
-1 su bardağı şeker (bir iki kaşık daha ilave edebilirsiniz ben az şekerli severim genelde)
-Yarım su bardağı sıvıyağ (ben zeytinyağı kullandım)
-1 su bardağına yakın ceviz
-Tatlı kaşığının ucuyla tarçın
-1 paket vanilya
-2 su bardağı un
-Çay kaşığının ucuyla karbonat
-Küçük boy balkabaının üçte biri ( püresi bir su bardağı kadar oluyor)

Yapılışı

-Kabağı az suda haşlayıp yumuşayınca püre haline getirin.
-Yumurtaları şekerle beyazlayana kadar çırpın.
-Sıvıyağı ve balkalabağı pürenizi de ekleyip çırpmaya devam edin.
-Unu, kabartma tozunu, vanilyayı, tarçını ve karbonatı eleyerekten ilave edin.
-En son cevizi de ekleyip fazla abartmadan malzemeler karışıncaya kadar karıştırın.
-Yağlayıp unlaığınız kek kalıbına karışımınızı dökün.
-Önceden ısıttığınız 180 derece fıında önce 15 dakıka sonra 160 dereceye indirmek suretiyle yaklaşık 30 dakika kürdan temiz çıkana kadar pişirin.
-Ilıyınca kalıptan çıkarıp servis edin...

Afiyet olsun

RENKLİ PATATES SALATASINI BİR DE BÖYLE DENEYİN...

Patatesin olmadığı bir hayat düşünemiyoum!
Yemeğinin her çeşidi olur, kahvaltılık olur, böreğin hamurun içine girer, salata olur....
İşte bu da bence patatesin salata haline girmiş şeklinin en güzeli!
Yıllar önce yemiştim bu salatayı ama kırmızı pancar bulamadığımdan sadece 'ya ne üzel birşeydi o' dediğim türden bir tat olarak kalmıştı hatıralarımda :)
Markette kırmızı pancar (ya da çuğundur,çöğündür) görünce hemen aldım. Siz de bulabiliyorsanız kesinlikle deneyin, yiyen herkes bayılıyor... Daha önce bir iki kere konserve pancarla yapmıştım o da çok güzel oldu ama tazesi daha güzel tabi ki... Üstündeki nar da sadece süsleme için değil, nar ekşisinin salatalara verdiği tadı düşünürsek, nar da böyle bir salataya çok yakışıyor. O yüzden nar detayını da atlamayın derim.

Ben gece yarısı yapıp sabah kahvaltıda sunmak durumunda kaldım fotoğraflar da güneş ışığında olmayınca güzelliği tam yansıtamadı ama yine de salatamın güzelliğini anlatmak adına fena olmadıklarını düşünüyorum:)


Bu kadar reklamdan sonra malzemelere geçelim mi?
Malzemeler:
  (Malzeme listesinde tamamen damak tadınıza göre değişiklikler yapabilirsiniz)
-6-7 adet patates
-1 kırmızı pancar**
-6-7 adet havuç
-Yarım su bardağı az dövülmüş ceviz
-Doğranmış 7-8 adet kornişon turşu
-14 kaşık kadar mayonez*
-Damak tadınıza göre tuz
-Üzerine serpiştirmek için nar

Yapılışı:
-Patatesleri, pancarı ve havucu haşlayın.
-Patatesleri ezdikten sonra biraz da içine 3-4 kaşık mayonez ve tuz atıp ezin.
-Kelepçe kalıbınız varsa onun içine yoksa herhangi bir kabın içine  karışımınızı yayıp üzerini düzleyin. 
-Üzeine bir kaşık mayonez sürün.
-Küçük küçük doğradığınız turşuyu ve cevizi serpiştirin.
-Pancarı rendeleyin. (bu aşamada sizin de eliniz benim gibi sıcağa dayanamıyorsa eşinizi gaza getirin, sen bu kadar sıcak pancarı tutabilir misin falan diyerekten rendeleme işlemini ona yaptırın:))

-Rendelediğiniz pancarı da 3 kaşık kadar mayonez ve az tuzla iyice ezin.
-Patatesin üzerine yayın.



-Aynı şekilde turşu ve cevizi serpiştirin.
-Havucu rendeleyin ve mayonezle karıştırın.
-Bu karışımı da pancarlı kısmın üzerine yayın.
-Üzerine bir iki kaşık daha mayonez gezdirin.


-En son narla süsleyin ve birkaç saat bekletip servis yapın...


Notlar;
*Mayonezi bol olan bir tarif olduğunun farkındayım ama ben normalde evde süzme yoğurtla yaptığım mayonezle yapıyorum çok daha sağlıklı oluyor fakat bu sefer vaktim de süzme yoğurdum da yoktu o yüzden hazır mayonezle yaptım. En kısa zamanda evde yaptığım mayonezin tarifini de veririm inşallah..
**Ben pancarın tadını çok sevdiğim için bir değil iki tane pancar koymuştum biraz fazla geldi. Tadında bence problem yoktu ama görsel olarak simetrik olmadı bir dahaki sefere bir tane koyacağım için listeye e bir pancar yazdım :)

Herkese renkli günler...:)))

FIRINDA KIYMALI MANTAR

Herkese Merhabalar,

Bayramı bitirmiş olmanın verdiği hüznü yaşarken, diğer taraftan da parmaklarınızı yalayacağınız bir tarif verecek olmanın mutluluğunu yaşıyorum:) (parmak yalamak da nasıl bir deyimse artık:))
 
Şimdi herkes memleketinden dönmüş hayata kaldıkları yerden devam etmenin telaşına düşmüştür güzel ülkemde.
Hele uzaklarda okuyan öğrenciler için daha bir zor olur geri dönüşler... En azından benim için öyle olurdu. Gelirken koşar adım çıktığı otobüs merdivenlerine dönüşte basası gelmez insanın...

Şimdiyse memleketimden uzakta, bayramın birinci gününün bile tatil olmadığı bir ülkede geçirdik bayramı...
Allahtan dostlarımız var da, kendimizce yaşadık yaşattık işte bayramı...

Neyse azıcık hüzün koklattıktan sonra size, güzel tarifimize geçelim. Ben evde mantar varsa çok büyük ihtimalle patatesli mantar yemeği yaparım. Çok basit ve ailece çok sevdiğimizden sanırım... Bu sefer mantarla ne yapsam diye düşünürken, Oktay ustanın sitesinde bu tarifi buldum. Kesinlikle tavsiye ediyorum....
Malzemelerin miktarını kendinize göre ayarlayabilirsiniz.

Malzemeler:

3 patates
300 gr. kıyma
1 pk. mantar
2 domates
2 yeşil biber
2 kırmızı biber
1 soğan
sıvıyağ
tuz
karabiber

BEŞAMEL SOSU İÇİN:
2 su b. süt
1 çorba k. un
sıvıyağ
tuz
karabiber

ÜZERİ İÇİN:
kaşar peyniri

Yapılışı:

-Patatesleri kızgın yağda tam olmasa da tama yakın kızartın ve fırın tepsisine dizin.

(Bende şöyle bir fobi var; eğer patatesleri yarı kızartmadan fırına verirsem patatesler tam pişmez ve bu yemek çok uğraştırıcı bir hale gelir o yüzden hiç strese girme önce az kızart diye düşünürüm hep ama Oktay Usta patates ve biberleri fırına önceden vermiş.)

-Az yağda sırasıyla soğanı, ince doğradığınız mantarları ve halka şeklinde doğradığınız biberleri soteleyin. En son kıymayı da ilave edin.

-Tuzunu ve karabiberini attıktan sonra kavrulunca altını kapatın.

Başemel sos için de;

-Yağı biraz kızdırın. (hep tereyağla yapardım ama oktay usta sıvıyağ demiş ben de öyle yaptım çok fark göremedim.)

-Unu az kokusu gelene kadar kavurun.

-Sütü de azar azar bir tarafdan çırpıcıyla sürekli karıştıraraktan ekleyin ve kıvamı akıcı bir sos elde edin.

-Fırın tepsisine patatesleri zaten dizmiştik üzerine domatesleri ince dilimleyin, kıymalı karışımı, başemel sosu ve üzerine kaşar rendesi ilave ettikten sonra fırına verin.

-Kaşar kızarana kadar fırında tutun ve afiyetle yiyin...



Allah ağzımızın tadını hiç bozmasın;)

İnşalalh dener ve beğenirsiniz...

En İyİ Kavurma / Kurban Bayramina Özel Yemek Tarifleri


 Ramazan ayında güllaç tariflerini bir araya getirerek mantıklı bir iş yaptığımı anlayınca kurban bayramında da kavurma ya da bayram yemekleri tariflerini bir araya getireyim dedim.:)
Listedeki tüm bloglarda arayıp bulmak çok zor olduğu için ben de en iyiler sıralamasındaki ilk otuz siteye baktım ve kurban bayramına özel kategori açan ya da 'et kavurma' tarifi olan linkleri aşağıya kopyaladım. Eğer sizin de bloğunuzda 'kavurma' ya da 'bayrama özel yemek tarifleri' gibi yayınınız varsa yorum kısmına linki eklerseniz bu listeye eklerim..

Herkese şimdiden hayırlı bayramlar...
İnşallah bu bayramda normal zamanda et bulamayan binlerce insanın mutfağn et girer.. Kurban bayramının en sevdiğim özelliği bu :))



Ballı Çikolata Soslu Brownie (hersheys'den)

Sabah kalkıp da birkaç saat sonraki arkadaş buluşmasına elim boş gitmemek adına mutfağa koşunca aklıma hem lezzetli hem kolay olmasından sebep bu tarif geldi... Hımmm tabi bir de evde süt yoktu:)) oh iyi ki de yokmuş. Herkes bayıldı, hele ki çocuklar...
Bense yıllar önce kantine koşup nasıl şu mini keklerden aldığımı hatırladım... Tadı onlar gibi hatta daha da güzeldi..
Üstündeki sosun tarifini daha önce hiçbir yerde görmemiştim.. Burdaki hazır pastaların üstündeki soslara benziyor. Zaten ilk başta sosu da kendim yaptığıma inanmadılar:)) 
İçinde bal var bu sosun, tadı biraz değişik gelebilir bazılarına bilmiyorum ama benim ikram ettiğim herkes bayıldı... Kesinlikle denemelisiniz...
Malesef brownimiz bütünken fotoğrafını  çekemedim o zaman çok daha güzel gözüküyordu. Bu da son dilim, fotoğrafını zar zor çektim.:)

Tarifi Ameikanın ünlü çikolata markası hersheys in sitesinden aldım....



Malzemeler
 
1 su bardağı eritilmiş tereyağı
1.5 su bardağı şeker
1 paket vanilya 
4 yumurta
1 su bardağı un
2/3 su bardağı kakao
1/2 tatlı kaşığı kabartma tozu
1/2 tatlı kaşığı tuz
1 su bardağı fındık ( fındığım yoktu ceviz koydum ama eminim fındıklı daha güzel olur)

Çikolata sosu (isteğe bağlı)

3 yemek kaşığı yumuşak tereyağı
3 yemek kaşığı kakao
1 yemek kaşığı bal
Yarım paket vanilya (benim yoktu koymadım)
1 su bardağı pudra şekeri
2 yemek kaşığı süt

Yapılışı:

Tereyağ,şeker ve vanilyayı çırpın.
Yumurtaları tek tek ekleyip çırpmaya devam edin.
Ayrı bir yerde un, kakao, kabartma tozu ve tuzu karıştırın ve bu karışımı sıvı karışımla birlikte çırpın.
Fındıkları ekleyin.
Ve yağlamış olduğunuz 24 cm lik yuvarlak kalıba ya da kare kek kalıbınıza dökün.
Önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında 25 dk ya da kürdan testini geçene kadar pişirin.

Sosun yapılışı:

Küçük bir kasede tereyağı, kakaoyu ve balı kaşık yardımıyla döve döve karıştırın:)
Pudra şekeriyle sütü de ekleyin ve sosumuz sürülebilecek hale gelene kadar karıştırmaya (ya da ezmeye) devam edin...
Yaklaşık 1 su bardağı olan bu sosu kek ılıyınca üzerine dökün...

Afiyet bal şeker olsun...:))




Sanal Alemin 'AB-I HAYAT'ından Üç Kabartma Tozlu Poğaça Tarifi

Herkese Merhabalar,

Bugün yine mutfağımın çok değerli bir konuğundan bahsedeceğim size. Ab-ı Hayat bloğunun yazarı Rukiye Hanım da şimdiye kadarki tüm misafirlerim gibi oldukça becerikli. Becerikliliğinin de ötesinde bunu yemek bloğuna da yansıtmayı başarabilmiş bir blogger:)

Ben bu bloğu aylaaar önce ne ararken hatırlamıyorum ama bir şekilde keşfetmiştim ve birçok tarifi çok hoşuma gitmişti. Becerikli ve samimi insanlar gerçek hayatta her ortamda kendilerini nasıl belli ediyorlarsa sanal ortamda da bir şekilde ortaya çıkıyorlar... Bence ab-ı hayat da samimiyet ve becerinin birlikte hareket ettiği çok hoş ve dolu dolu bir yemek bloğu.

Aslında bu blogtan başka tariflerde denedim ama ben hala yaptıklarımın fotoğafını çekmeyi alışkanlık haline getiremediğimden, belki üşendiğimden belki de profesyonel fotoğrafcılığa takmış olmamdan sebep hala iyi bir makinam yok diye içimden gelmediğinden mi ne bir şekilde fotoğraf çekmekte zorlanıyorum. Yaptığım birçok şeyi de bu yüzden yayınlayamıyorum. Aşağıda gördüğünüz poğaçaları da artık tepsinin sonu geldiğinde durun bari bu lezzeti kaçırmayayım diyerekten zorla çektim. Araştırmacı ruhum fotoğraf teknikleri ve makinalarını araştırdıkça elindekileri beğenmiyor ve malesef bu da hevesimi birazcık kırıyor. Neyse birgün benim de çok iyi bir makinam olursa güzel resimler ve tariflerle karşınızda olacağım inşallah:)))

Bu poğaçayı yapmayı mayalı poğaçaların midemi birazcık rahatsız etmesiyle akıl ettim. Google da aratıp ab-ı hayat ismini görünce de tereddütsüz denedim ve sonuç tahmin ettiğim gibi çok güzel oldu. Poğaçayı yapıp Rukiye hanıma mail atınca kendinden de sorularıma cevap alınca, hemen tarifi yayınlamak istedim. İşte ab-ı hayat bloğu hakkında bilmek isteyecekleriniz:))


1-Site açmaya nasıl karar verdiniz?
Evlenirken sevdiğim lezzetlerin tariflerini bir defterde topladım sonrasında istediğim zaman tariflerini bulup sürekli anneme sormamak adına ::))) Kızım doğduktan sonra ise hem ona bir tarif defteri bırakmak hem de yaşamdan kesitlerimizi kayıt altına alıp sonrasında yeniden hatırlamak için Ab-ı hayat’ı açtım.

2-Bloğunuzu hangi sıklıkta güncelliyorsunuz?
Düzenli olarak güncellemeye çalışıyorum ama bazen yoğunluktan ara uzayabiliyor.

3-Her gün ziyaret ettiğiniz ya da kendinize örnek aldığınız yemek blogları var mı?
 Vakit bulduğumda severek ziyaret ettiğim bloglar var.

4-Bloğunuzun size kazandırdıkları neler? 
 Güzel yürekli insanlarla tanışmak ve geriye dönüp yazıları yeniden okuduğumda yaşanılan birçok “an”’ı yeniden hatırlamak…

5-Sitenizde en iddialı olduğunuz kategori hangisi?
 Salatalar ve hamur işleri diyebilirim.

6-Blog yazarlığında en çok nede zorlanıyorsunuz?
Annelik, ev hanımlığı, öğrencilik ve diğer meşgaleler derken blog güncellemeye vakit ayırmak bazen çok zor olabiliyor.

7-Bloğunuza gelen ziyaretçilere 'bunu illa ki denemelisiniz' dediğiniz bir tarif var mı?
 Aslında birden çok tarif var mutlaka denemelisiniz dediğim ama "Ev yapımı cocostar"herkesin beğendiği lezzetlerden bir tanesi.
(Biliyor musunuz bu tarif benim akılımın köşesinde hep. Bilenler bilir ben Amerikada yaşıyorum burda da cocostar yok ve çok severim ben bu minik çikolatayı. Ancak içinde kaymak olduğu için yapmayı beceremedim. Sütüm hazır süt olduğundan sanırım, kaymağım çok birikmedi belki de kremayla denemliyim)

 8-Bir yemek bloğunu açtığınızda dikkatinizi ilk çeken şey ne oluyor?
 Fotoğraf kalitesi ve anlatım dilinin düzgün olması.

 9-Sizce bir yemek sitesinin olmazsa olmazı nedir?
 Yemek sitesi yazarının kendi çektiği fotoğrafları kullanması. En çok kızdığım noktalardan bir tanesi bazı yemek sitesi yazarlarının başkalarının fotoğraflarını izin almadan kendi fotoğraflarıymış gibi rahatlıkla kullanmaları.

10-Sizce mutfakta tecrübe mi önemli, heyecan mı?
 İkisi de önemli tabi ki ama heyecanınız yoksa yeni şeyler ortaya çıkarmak çok zor olacaktır.

Kendisine sorularıma cevap verdiği için çok teşerkkür ediyor ve tarife geçiyorum;
Malzemeler;
-Üç paket kabartma tozu
-Üç su bardağı yoğurt
-Bir su bardağı sıvıyağ
-Üzeri için yumurta sarısı
Ve tarifte yoktu ama hamurda birazcık tuz olabilir. Sanırım içi peynirli olunca gerek duyulmamış ama bizim peynir o kadar tuzlu değildi ve hamurda da bir çay kaşığı kadar tuz fena olmazdı.
İçi için istediğiniz malzemeyi kullanabilirsiniz ben peynir ve maydanoz kullandım. Sade de yapabilirsiniz..

Yapılışı;
Un hariç malzemeleri karıştırın. 
Aldığı kadar unla yumuşak bir hamur elde edin. 
Üzerine yumurta sarısı ya da galeta unu sürün.
180 derecede önceden ısıtılmış fırında kızarana kadar pişirin.
Afiyet olsun...
                         
        

Ab-ı Hayat'a tarif ve sorularıma cevap verme nezaketi için çok çok teşekkür ediyorum...





Tatlı Sefam'dan Çok Kolay ve Çok Lezzetli: Yalancı Mantı

İftara 15 dakika kadar varken, bir hafta kadar önce ayırdığım yufkayı dolaptan çıkardım... Birazdan 
vereceğim tarifi yapmaktı niyetim. Ana yemek köfte olunca üzerine sos yapayım demiştim. Hazır sos
varken de Selma ablanın verdiği bu tarif de denenmeli diye düşünmüştüm.
Keşke başka birgün yemekte çok da birşey yokken düşünseymişim...
Ne bileyim 10 dakikada hazırlanan bu lezzet için köfteye bile kimsenin bakmayacağını..

Kendisine bana bu tarifi tavsiye ettiği için çok teşekkür ediyorum. Biz ailecek bayıldık...
Bundan sonra sık sık yapacağıma eminim...






Tarife geçmeden önce Selma Ablaya sorduğum sorulara verdiği cevapları okumak isterseniz 
buyrun:

-Site açmaya nasıl karar verdiniz?
-Değişik tarifleri yapmayı severim, senelerdir blogları gezerim, benim de dijital ortamda tarif defterim olsun
 istedim 

-Bloğunuza yazdığınız ilk yazı nedir?
-Bloğumu cok acemice acele açtım bazılarını sildim ilk tariflerimde 
yazım bile yok, tek kusurum yazıda tembel olmam cok pratik yazmaya çalışıyorum 

-Sizi ilk izlemeye alan blog hangisi?
-Dilek Afyon Avcı hanım, hatta ilk açtığım anda takibe almıştı...

-Bloğunuzu hangi sıklıkta güncelliyorsunuz?
-Genellikle her gun ya da 2 gun ara ile tabi bir işim olmazsa. Sosyal hayattan kopmadan, çünkü gerçekten çok emek işi.

-Hergün ziyaret ettiğiniz yemek blogları hangileri?
-İçlerinde çok kaliteli blogların da olduğu birçok blog var hergün ziyaret ettiğim...

-Bloğunuzun size kazandırdıkları neler? 
-Burası oldukça değişik bir ortam bazılarını tanımadan görmeden seviyorsunuz, insan burdan bile elektriği alıyor 

-Sitenizde en iddialı olduğunuz kategori hangisi?
-Tatlılara çok düşkün olduğum için daha çok tatlı pasta yaparım.

-Bloğunuza gelen ziyaretçilere 'bunu illa ki denemelisiniz' dediğiniz bir tarif var mı?
-Çok güzel bir pandispanya tarifim var bence kesinlikle denemeliler, hiç pişman olmazlar.
(Nasıl güzel kabarmış görmek isterseniz kesin tıklayın ziyaret edin derim)

-Bir yemek bloğunu açtığınızda dikkatinizi ilk çeken şey ne oluyor?
-İlk dikkatimi çeken tabi ki fotoğraflar oluyor.
 
-Sizce bir yemek sitesinin olmazsa olmazı nedir?
-Tariflerin resimli olması

-Sizce mutfakta tecrübe mi önemli, heyecan mı?
-Bence ikisi de önemli.

-Bir de hangi tarifiyapmamı önerirsiniz? Çok zor olmayan...:))
-Bence en basıt ve guzel tarıfım bu (bence de :))
http://www.huselha.com/2013/05/citir-yufkali-yalanci-manti.html yanlız bekletmeden yemek gerekır beklerse yumusuyor.

Tatlı Sefam gerçekten herkesin yapabileceği kolay tariflerin olduğu güzel bir blog. Aynı zamanda da tarif çeşitliliği oldukça fazla.
Kısacası faydalanılabilecek, sahibinin bilgi ve tecrübeleriyle emek sarfedilip insanlığın hizmetine sunulmuş,ortamı sıcak bir yemek bloğu ziyaret etmek isterseniz buyrun: Tatlı Sefam

Şimdi tarifimize geçelim:

-İstediğiniz kadar yufka (bende bir tanecik vardı çok az geldi, aslında bir tane bir servis tabağını dolduruyor.)
-Yumurta beyazı (sanırım bir yufkaya bir tane yeter.)
-Kızatmak için sıvıyağ

Sos için;

-Bir rendelenmiş domates
-Bir tatlı kaşığı salça
-Zeytinyağı
-Tuz

-ve üzerine yoğurt

Yapılışı:

-Serdiğiniz yufkanın içine, çatalla çırptığınız yumurta beyazını fırça yardımıyla sürün.

-Yufkayı rulo yapıp bir parmak kalınlığında parçalara kesin.
-Ve bu parçaları kızgın yağda kızartın (bekletince yumuşadığını tekrar hatırlatalım)

-Sos için de salçayı biraz kavurun.
-Rendelediğiniz domatesi ekleyin
-Kıvam koyulaşınca bir fincan kadar sıcak su ekleyin.

Kızaran çıtırların üzerine yoğurt ve sosu gezdirip hemen servis edin...


 Sonra da böyle kapış kapış yiyin:)


Tatlı Sefam'a hem tarifi hem de sorularıma cevap verme nezaketi için çok teşekkür ediyorum...




Ispanaklı Köfte

Ramazan ayı düşündürüyor insanı öyle değil mi?

Sürekli elimizin altında olanlara ezan vaktine kadar dokunamayınca insan, 'iftara kaç saat var?' diye sorma lüksü olmayan insanları hatırlıyor...

Yiyecek çok da birşey bulamadığı için iftar bekleme sevincinden yoksun insanlar...
Bir yerlerde var olduğunu hep bildiğimiz ama azıcık içimizi hüzünlendirmekten başka bir etki gücüne sahip olamayan insanlar...
Bizler iftarda yediklerimizi sindirme derdindeyken, doymuş olduğuna kendini inandırmaya çalışan insanlar...

Ne yapmalı bilmem ki, dedektif gibi fakir insan aranmaz elbet, belki güvenilir yardım kuruluşları bulup peşine düşülebilir, birkaç kapı çalınıp mutlu edilebilir...
İsterseniz bir hayal edin, fakir çocuğun midesini bayram ettirmenin mutluluğunu...
Siz de çok sevdiniz bu duyguyu değil mi:)

Açlıktan mideme kramplar girerken, klavyenin başına oturup yemek tarifi yazmadan önce niyeyse parmaklarım önce yukardaki harflere dokundu...

Ben biraz midesine düşkün bir insanım da... Bu sebepten, açlıktan karnıma kramplar falan girer...:)
Bir de, aç karna yemek sitelerine girme, Oktay Usta izleme gibi mazoşist bir huyum var ki sormayın..:)

Bu tarifi de Oktay Ustadan öğrenmiştim.
Börek yapma niyetine aldığım ıspanak bozulmaya yüz tutunca onu çürümekten, kendimi de israftan kurtarmak için ıspanakları köftenin içine yerleştirdim.. İyi ki de yerleştirmişim....



Denemek isterseniz;

Malzemeler:

-400 gr kıyma
-1 soğan
-1 yumurta
-2 diş sarımsak
-1 demet ıspanak
-Galeta unu ya da bayat ekmek

Garnitür için;

-1 kase domates sos (Ben bir kaşık salçayı yağda soteleyip bir domates rendesiyle pişirmiştim ve çok duru olsun istemedim ama bir dahaki sefere duru yapacağım)
-4 patates
-1 tutam biberiye
-Tuz
-Karabiber
-Zeytinyağı

Yapılışı:

-Soğan rendelenir ve diğer kıyma malzemeleriyle karıştırılıp yoğrulur.
-Galeta ununu yarım su bardağı kadar kullandım.

-Ispanak ve sarımsak doğranır.
-Az sıvıyağda sarımsak sotelenir ve ıspanak ilave edilir.
-Tuz ve karabiber eklenip altı kapatılır.

-Köfte harcından portakal büyüklüğünde parçalar koparılır ve yuvarlanır.
-Temiz bir poşetin üstüne konur ve yine bir kat poşetle üzerine bastırılır.
-Suyu süzülen ıspanak harcı büyütülen köftenin üzerine konur ve poşet yardımıyla rulo yapılır.
-Kenarlarına da iyice bastırdıktan sonra fırın kabına yerleştirilir.

-Patatesler kızgın yağda yarı kızartılır ve onlar da tepsiye dizilir.
-Üzerine biberiyeler serpilir.
-Ben kendim yaptığım sosu da fırına vermeden tepsinin üzerine gezdirdim ama dilerseniz sosu pişirdikten sonra fırından çıkardığınız yemeğin üzerine gezdirebilirsiniz...
-Köfteler istenildiği gibi dilimlenerek servis edilir...



Afiyet olsun, ağzınızın tadı hiç bozulmasın.



Süttozu ve Sucuklu Mantarlı Pizza

Uyku tutmayan bir Ramazan gecesinden herkese merhaba...
Sizin de benim gibi uyku dengeniz bozuldu mu bilmiyorum ama sahur vaktinin yaklaştığı şu saatlerde kafamı meşgul edecek birşeylerle uğraşmazsam uyuyakalabileceğimden, oturup bloğuma yazı yazmaya karar verdim...

Geçenlerde yapıp fotoğrafını çektiğim bu pizza tarifi, hamuru yatmadan hazırlanıp sahura pişirilebilecek ideal bir sahur yemeği olabilir. Sahuru hafif tariflerle geçirenlere tavsiye edilmez tabi ama hamur işine düşkün bir toplum olarak birçoğumuzun sahurda pizza yiyebileceğini düşünüyorum...


Bu pizzaysa çok çok lezzetli bir pizzaydı gerçekten.. Hani şu tepsiden her seferinde birkaç daha dilim almak istediklerinizden... Bence en farklı özelliği hamurunda süttozu olması. Siz kullanıyor musunuz bilmiyorum ama süttozu denen nimet mutfağıma girdiğinden beri pek sevdim kendisini. Hem yoğurdumu mayalarken, hem de birçok ekmek ve hamur işnide kullanıyorum. Sonuç olarak da kıvamı çok güzel hamurlarım oluyor...

Not: Süttozunuz yoksa suyun 1/4 bardaklık kısmını sütle değiştirin...







Denemek isterseniz,

Malzemelerimiz:



Yapılışı:


-Bütün kuru malzemeleri karıştırın.
-Tereyağının oda sıcaklığında olmasına dikkat edin.
-Ilık suyla kuru malzemleri karıştırın.
(Benim mayayı suda eritip diğer malzemeyle karıştırmışlığım da var çok fark olmuyor..)
-Unladığınız zeminde hamurunuzu üzerine bastırdığınızda geri geleceği âna kadar yoğurun:)
-Yarım saat kadar mayalanmasını bekleyin.
-Yağladığınız fırın tepsinize hamuru 1/2 cm kalınlığında yayın.
(Bu işlemi ben ellerimi yağlayıp yapıyorum ama hamurun her tarafa homojen dağılmasına dikkat etmeniz gerekiyor. Merdaneyle de yapabilirsiniz, ya da hamurdan parçalar koparıp küçük pizzalar da yapabilirsiniz. Hamur oynamaya müsait bir kıvamda oluyor:))
-Tepsideki hamuru da 15 dk dinlendirin.

Bu arada sosunu ve üst malzemelerini hazırlayabilirsiniz.

Sos ve Üstü İçin Malzemeler;

 




-Küçük bir tavaya ya da sos tenceresine zeytinyağını ve tereyağını koyun,
-Salçayı yağda eritip rendelediğiniz domatesi ekleyin.
-Tuzunu da ekleyin ve kıvamı çok yoğun olmayan sürülebilecek bir sos hazırlayın. Kıvam için gerekirse sıcak su ekleyin...

-Sos kıvamını yakalarken mantarları ve sucukları ince ince doğrayın.
-Ben birkaç tane yeşil zeytin de dilimledim.
-Hamurun üzerine fırça yardımıyla sosunuzu sürün ve rendelediğiniz peyniri serpiştirin.
-Üzerine  malzemelerinizi serpiştirin ve tekrar peynir serpin.
-Önceden ısıttığınız 180 derecelik fırında pizzanızı 15-20 dk pişirin.

Sonra da afiyetle yiyin:)



İftarın çabucak geldiği oruçlar diliyorum:)))

Asyadan Gelen Esintiyle Evde Kuru Yufka Yapmak:)

Öncelikle herkese hayırlı Ramazanlar...
Rabbim herkese maddi-manevi güzelliklerle dolu bir ay nasip etsin...

Manevi hediyelerinin yanında bu ayın  sofralarımızı da şenlendirdiğine şüphe yok..
Sahuruydu iftarıydı derken herkes hem göze, hem mideye, hem de gönle hitap edecek sofralar düzme çabasında. Bunun için de çaldıkları kapı artık tarif defterlerinden çok yemek siteleri...
Sezon açılmış durumda yani:)

Benim çocukluğumun Ramazanı deyince aklıma illa ki sahurda yediğim 'muska' gelir... Bizim oralarda çoğu evde ekmek evi olur ve bu ekmek evlerinde Ramazan için yufkalar açılır, bükmeler yapılır.. Konu komşu herkese dağıtılırdı bu bükmeler...(gözleme de diyebiliriz)
İşte yapılan bu yufkalar sahurlarda mutlaka muska böreğine dönüşür. Anneciğimin uyandırmasıyla burnuma gelen o muska kokusu benim için sahuru çok zevkli hale getirirdi:)

Buralarda ekmek evimiz falan yok malesef... Ateşi yakıp üzerine saç koymalar, o saçlarda pişen ekmekler, börekler... Dumanı görünce gelen komşular: ''huuuu berketli olsun'' lar artık yok :))
Ama ev hanımları o kadar maharetli ki herşeyin bir telafisini buluyorlar maşallah ;)
Bu yazının sevgili konuğu da işte bu telafilerin tam uzmanı! 

Asya'dan Esintiler bloğunun yazarı Şule Hanım...

Bugünkü tarif de işte bu tariflerden birisi: Sahurda muskasız kalmamak için tavada yufka:)  Ama tarife geçmeden önce bu blogdan bahsedelim biraz...

Bloğu zaten biliyorsanız ne demek istediğimi anlayacaksınız, bilmiyorsanız da tıklar tıklamaz anlayacaksınız ki, kendisi mutfakta sınır tanımayan, benim gibi bazı lezzetleri sadece özlemek yerine adeta mutfağını bir atölyeye çevirerek ev halkına sunan bir hanım kendisi... 
Memleketten uzakta olması büyük bir etken tabi bunda.... Öyle oluyor, insan gurbetteyken özlediklerine kendince kavuşmaya çalışıyor...

Ben çok seviyorum böyle blogları. Üretmek için açılmış sanki bu bloglar; hem herşeyin ev yapımı doğal olanı, hem de özlediğimiz lezzetleri de soframıza getirmiş oluyorlar.
Tabi azıcık maharet de lazım ama şimdiye kadar yemek sitelerinden ne kadar çok şey öğrendiğimi düşünecek olursam, herşeyin öğrenilebileceğine inancımın tam olduğunu söyleyebilirim. 

Şule hanıma da sorular sordum sağolsun o da cevapladı...


-Site açmaya nasıl karar verdiniz?
-Yaptığım yemekler,tatlılar,börek,çörek...vs tüm yiyecekler beğeni görüyor ve sürekli tarif isteniyor diye bundan herkes faydalansın istedim.Bu sebeple site açmaya karar verdim.

 
 
-Bloğunuza yazdığınız ilk yazı nedir?
-'Uzun zamandır oluşturmak istediğim sitemi nihayet eşiminde yardımlarıyla kurdum.4 yıldır Bişkekte yaşadığımız için öncelikle Kırgızistanin doğal güzelliklerini sizlerle paylaşmak istedim.Aynı zamanda da lezzetli yemek tarifleri,hamur işleri,pastalar,tatllılar ,kurabiyelerle gözünüze ve damağınıza hitap edecek sunumlarla burada olacağım.'
demiştim ve inşallah, yoluma devam etmek istiyorum.İlk böyle bir başlangıç yapmıştım.


-Bloğunuzu hangi sıklıkta güncelliyorsunuz?
-Bazen gün aşırı, bazende 2-3 günde bir güncelleme yapıyorum

-Hergün ziyaret ettiğiniz yemek blogları hangileri?
-Çoğunlukla takip ettiğim bloklara bakarım.Yeni yayın yapmışlarsa tıklar bakarım.İki tane küçük kızım var.Zaman sıkıntım oluyor.Sürekli bilgisayarın başında vakit geçirmiyorum.Yapacak o kadar işim var ki sormayın:)

-Bloğunuzun size kazandırdıkları neler? 
-Şuan için bloğumdan bir kazancım yok.İnsanlara faydalı olayım yeter.Daha 7 aylık bir site olmasına rağmen her şey iyi gidiyor.İş dolayısı ile yurt dışındayım.İnşallah seneye dönüyoruz.Bu kazanım olayını dönünce ele almayı düşünüyorum:)Ama benim için en büyük kazanç beni severek takip eden bir çok izleyicimin olması ve bu sayının gün geçtikçe artması.

-Sitenizde en iddialı olduğunuz kategori hangisi?
-Bütün kategorilerim de iddalıyım.Evimde pişirdiğim tarifleri yayınlıyorum.Et,balık,tavuk daha çok ilgi alanımda diyebilirim.Tatlılarıda söylemeden geçemeyeceğim.Yayınlanacak o kadar tarif var ki.
Çok güzel tarifler gelmeye devam edecek.


-Bir yemek bloğunu açtığınızda dikkatinizi ilk çeken şey ne oluyor?
-
Dikkatimi çeken ilk şey yemeğin fotoğrafıdır.Lezzetini ve nasıl olabileceğini o fotoğrafa bakarken hayal ederim.


-Sizce mutfakta tecrübe mi önemli, heyecan mı?
-Tabiki tecrübe en önemli unsur.Öğrenmenin sınırı yok.

-Bir yemek bloğunun olmazsa olmazı nedir sizce?
-Yemek sitesinde bence olmazsa olmaz olan şey tariflerin denenerek yayınlanması ve yapım aşamalarıdır.Anlaşılabilir olması çok önemli.


Kendisine sorularıma cevap verme nezaketi için çok teşekkür ediyorum...

Şimdi evde kuru yufka yapımına geçebiliriz:

Bu kuru yufka inşallah Ramazan boyunca başta muska börek olmak üzere, arasına et dürüm yapacağımız lavaş şekline de girecek inşallah... Bir de ben hani kahvaltılık yumurtalı patates yapılır ya, bu yufkanın içine onu sarıp yemeyi de çok seviyorum:)

Malzemeler oldukça basit: Un, tuz ve su.

Bu tarz tarifleri için un ölçüsünün tam verilememesi gerçekten sinir bozucu ama gerçekten un ölçüsü çeşidine göre çok farklılık gösteriyor...

Kulak memesinden biraz daha sert bir hamur yoğurup on dakika kadar dinlendirdikten sonra tavanızın büyüklüğüne göre küçük bezeler yapın ve incecik açın. Sonra da tavada önlü arkalı pişirin. 

Resimler yetecek zaten tarif yerine:)

  


                                                                            Afiyet olsun:)